<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makalelerim | Av. Orhun Türkoğlu</title>
	<atom:link href="https://orhunturkoglu.av.tr/makalelerim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://orhunturkoglu.av.tr/makalelerim/</link>
	<description>Ticaret, Boşanma ve Bilişim Hukuku Avukatlık Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Aug 2025 16:57:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://orhunturkoglu.av.tr/wp-content/uploads/2023/12/cropped-avukat-beye-32x32.png</url>
	<title>Makalelerim | Av. Orhun Türkoğlu</title>
	<link>https://orhunturkoglu.av.tr/makalelerim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İSTEK ÜZERİNE VESAYET</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/istek-uzerine-vesayet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2025 16:57:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<category><![CDATA[istek üzerine vasi]]></category>
		<category><![CDATA[istek üzerine vasi atanması]]></category>
		<category><![CDATA[vasi]]></category>
		<category><![CDATA[vesayet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3732</guid>

					<description><![CDATA[Türk Medenî Kanunu’na göre yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin, kendi isteğiyle kısıtlanmasını ve kendisine vasi atanmasını mahkemeden talep edebilir . Bu düzenleme, kişinin temel haklarını zedelemeden, kendi iradesiyle kendisine hukuki koruma mekanizmasına  sahip olma imkânı verir. &#160; Yetkili ve Görevli Mahkeme: Kısıtlanmak  isteyen kişinin yerleşim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Medenî Kanunu’na göre yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin, kendi isteğiyle kısıtlanmasını ve kendisine vasi atanmasını mahkemeden talep edebilir . Bu düzenleme, kişinin temel haklarını zedelemeden, kendi iradesiyle kendisine hukuki koruma mekanizmasına  sahip olma imkânı verir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yetkili ve Görevli Mahkeme:</strong> Kısıtlanmak  isteyen kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KİMLER BAŞVURABİLİR?</strong> (Şartlar)</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li>Ergin olmak (18 yaşını doldurmuş ya da mahkemece ergin kılınmış).</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li>Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık nedenleriyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat etmek:</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li>Kişinin talebinin özgür iradeye dayanması ve bu amaçla mahkemece dinlenmesi. (TMK 409 gereği mahkemece dinlenilmek zorunludur)</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>DAVA SÜRECİ </strong></p>
<ol>
<li><strong>Dilekçe ile başvuru:</strong> Kısıtlanma nedeni ve bu nedenin kişinin yaşamını nasıl etkilediği izah edilerek delillendirilir. Önerilen vasinin kimlik ve iletişim bilgileri, yakınlık durumu, tahsili ve mesleği belirtilir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li><strong>Hâkimin kısıtlı adayını dinlemesi:</strong> Başvuran kişi bizzat dinlenir; bunun için duruşma açılır ve hakim tarafından kişinin özgür iradesi ile kısıtlanmak istediğine ve kişinin mevcut durumuna dair inceleme yapılır.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li><strong>Kısıtlama ve vasi ataması kararı:</strong> Mahkeme, vesayeti gerektiren nedenlerin ispatlandığı kanaatine varırsa kısıtlama kararı verir ve kısıtlanan kişiye bir vasi atar.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="4">
<li><strong>İlân:</strong> Karar kesinleşince, yani varsa itiraz üzerine nihai karar verilince, kısıtlının yerleşim yeri ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde kısıtlama kararı ilân olunur; iyi niyetli üçüncü kişiler ilândan önce kısıtlı adayının gerçekleştirdiği işlemlerden etkilenmez yani vasinin veya vesayet makamının onayı aranmaz , ilandan sonra kişinin kendi başına yaptığı borçlandırıcı işlemler askıda kalır ve vasinin onayı veya işlemin niteliğine göre vesayet makamının izni gerekir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>VASİLİK SÜRESİ VE DENETİM</strong></p>
<p>Vasi 2 yıl için atanır. Vesayet makamı iki yılda bir süreyi yine ikişer yıl uzatabilir; 4 yıl dolunca vasi vasilikten çekinme hakkını kullanabilir (TMK m. 456).</p>
<p><strong>KARARIN İLÂNI VE ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE ETKİSİ</strong></p>
<p>Kısıtlama kararı kesinleşince derhâl ilân edilir; iyi niyetli üçüncü kişiler ilândan önce etkilenmez (m. 410/2). Bu, işlem güvenliği açısından belirleyicidir.</p>
<p><strong>VESAYETİN KALDIRILMASI </strong></p>
<p>Kendi isteğiyle kısıtlanan kişi hakkında vesayet, kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkınca kaldırılır (TMK m. 476). Örneğin ağır hastalığın iyileşmesi veya zihni fonksiyon kaybının tekrar kazanılması  hâlinde talep üzerine vesayet kaldırılabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YENİ İKLİM KANUNU NELER GETİRİYOR?</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/yeni-iklim-kanunu-neler-getiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 16:56:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<category><![CDATA[emisyon ticaret sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[iklim kanunu düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[tahsisat]]></category>
		<category><![CDATA[yeni iklim kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3715</guid>

					<description><![CDATA[BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi  ve 2021 yılında taraf olunan Paris Anlaşması doğrultusunda düzenlenen İklim Kanunu 2053 yılına kadar sıfır emisyon taahhüdü kapsamında düzenlenmiştir. Kanunda ; Sera gazı emisyonları, uyum faaliyetleri, planlama araçları, izin‑denetim mekanizmaları ve yaptırımlara ilişkin ayrıntılı hükümler yer almaktadır. Önemli değişiklikler şu şekildedir; 1-İklim Değişikliği Başkanlığı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi  ve 2021 yılında taraf olunan Paris Anlaşması doğrultusunda düzenlenen İklim Kanunu 2053 yılına kadar sıfır emisyon taahhüdü kapsamında düzenlenmiştir. Kanunda ; Sera gazı emisyonları, uyum faaliyetleri, planlama araçları, izin‑denetim mekanizmaları ve yaptırımlara ilişkin ayrıntılı hükümler yer almaktadır. Önemli değişiklikler şu şekildedir;</p>
<p><strong>1-İklim Değişikliği Başkanlığı</strong></p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı İklim Değişikliği Başkanlığı kurulacağı belirtilmiş ve bu kurum tarafından idari denetimlerin gerçekleştirilmesi ve cezaların verilmesi ön görülmüştür.</p>
<p><strong>2-Emisyon Ticaret Sistemi</strong></p>
<p>Kanun ülkemizde yeni uygulanmaya başlayacak Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve karbon kredileri  kavramlarını getirmiştir ve öngörülen kapsam dahilindeki işletmelerin sera gazı emisyon izni almalarını zorunlu hâle getirmektedir. Örneğin kanunda yer alan “tahsisat” kavramı ile devredilebilen, kaydi olarak ihraç edilen ve belirli bir süre boyunca bir ton karbondioksit eşdeğerinde sera gazı emisyon hakkı ifade edilmekte ve işletmelerin bu hak kapsamında faaliyet gösterebilmesi veya bu haklarını devredebilme imkanı düzenlenmiştir.</p>
<p><strong>3-Cezalar</strong></p>
<p>Kanunda kapsamlı idari para cezaları, tebligat‑itiraz usulleri ve faaliyet durdurma mekanizmalarını düzenleniyor: Örneğin Emisyon Raporu Sunmama: 500.000 – 5.000.000 ₺ arası ceza öngörülürken bu cezanın ETS’ye entegre işletmelerde iki katı olarak uygulanması öngörülmüştür. Ozon ve Florlu Gaz İhlalleri: Yükümlülüklere aykırılıkta 120.000 – 2.500.000 ₺ arası cezalar, ithalat yasaklamaları ve ithalat belgesi iptalleri öngörülüyor.  Cezaların Artırımı ve Faaliyet Durdurma: İhlallerin tekrarında ceza oranları katlanarak artacak; aykırılık düzeltilmezse bir defaya mahsus süre verilecek, sonuç alınmazsa faaliyet durdurulabileceği düzenlenmiştir.</p>
<p><strong>4-Uygulama Süreci</strong></p>
<p>Elektronik Ticaret sistemi (kısaca ETS) uygulanmaya başlamadan önce pilot bir uygulama dönemi gerçekleştirilecek ve bu dönemde kanunda yer alan cezalar %80 oranında indirilerek uygulanacaktır. Kanun bu makalenin yazımı esnasında henüz Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak Resmi Gazete’de yayınlanmamıştır, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 yıl içerisinde ETS kapsamı içerisindeki işletmeler Sera Gazı Emisyon İzni almak zorundadırlar ve bu süre içerisinde bir kereye mahsus olmak üzere söz konusu kapsamda yer alan işletmelerin izinlerinin olduğu kabul edileceği belirtilmiştir. Kanun , yerel yönetimler ve merkez idare tarafından gerekli koordinasyonun sağlanarak tam uygulamaya geçiş için 31/12/2027 tarihine kadar hazırlıkların tamamlanmasını öngörmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>4 HAZİRAN 2025 TARİHİNDE KABUL EDİLEN 10. YARGI PAKETİ NELER GETİRDİ!</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/4-haziran-2025-tarihinde-kabul-edilen-10-yargi-paketi-neler-getirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 16:36:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<category><![CDATA[10. yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[2020 infaz düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[infaz düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[onuncu yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yargı paketi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3711</guid>

					<description><![CDATA[Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza hukuku ve infaz sistemi ve yargı süreçlerinde önemli değişiklikler yaptı. Düzenlemeler ve ilgili kanun metinleriyle birlikte detaylı açıklamalar: 1-DENETİMLİ SERBESTLİK SÜRESİ DEĞİŞTİ 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun 105/A Maddesi Eski Hali:Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, ceza süresine bakılmaksızın son 1 yılını denetimli serbestlikle dışarıda geçirebiliyordu. Yeni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza hukuku ve infaz sistemi ve yargı süreçlerinde önemli değişiklikler yaptı. Düzenlemeler ve ilgili kanun metinleriyle birlikte detaylı açıklamalar:</p>
<h3>1-<strong>DENETİMLİ SERBESTLİK SÜRESİ DEĞİŞTİ</strong></h3>
<p data-start="853" data-end="935"><strong data-start="853" data-end="935">5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun 105/A Maddesi</strong></p>
<p data-start="937" data-end="1093"><strong data-start="937" data-end="951">Eski Hali:</strong><br data-start="951" data-end="954" />Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, ceza süresine bakılmaksızın son <strong data-start="1032" data-end="1067">1 yılını denetimli serbestlikle</strong> dışarıda geçirebiliyordu.</p>
<p data-start="1095" data-end="1298"><strong data-start="1095" data-end="1114">Yeni Düzenleme:</strong><br data-start="1114" data-end="1117" />“Denetimli serbestlikten yararlanmak isteyen hükümlüler, ceza infaz kurumunda en az <strong data-start="1201" data-end="1218">onda bir süre</strong> kalmadan bu haktan yararlanamayacak. Ayrıca bu süre <strong data-start="1270" data-end="1297">5 günden az olamayacak.</strong>”</p>
<h3>2-SUÇA TEŞEBBÜS HALİNDE VERİLECEK CEZA MİKTARI ARTIRILDI</h3>
<p><strong>Suça teşebbüs halinde verilen ceza alt ve üst sınırları artırılarak yürürlük tarihinden itibaren işlenen suçlarda </strong>ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on dört yıldan yirmi bir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılma sınırları kabul edilmiştir.</p>
<h3>3- <strong>KASTEN YARALAMA SUÇUNDA CEZA ARTIŞI</strong></h3>
<p data-start="1863" data-end="1904"><strong data-start="1863" data-end="1904">5237 sayılı Kanun 86. ve 87. Maddeler</strong></p>
<p>Kasten yaralama suçlarında, basit yaralamada dahi alt ve üst ceza sınırları artırıldı. Ağır yaralama hallerinde ise daha uzun süreli hapis cezaları öngörüldü. Böylelikle en az ceza miktarı altı ay en üst sınır ise yaralamanın niteliğine göre çeşitli oranlarda artırıldı.</p>
<h3>4- <strong>SES VE GAZ FİŞEĞİ ATABİLEN SİLAHLAR DA CEZA KAPSAMINA ALINDI</strong></h3>
<p data-start="2223" data-end="2255"><strong data-start="2223" data-end="2255">5237 sayılı TCK 170. Maddesi</strong></p>
<p data-start="2257" data-end="2332"><strong data-start="2257" data-end="2271">Eski Hali:</strong><br data-start="2271" data-end="2274" />Kurusıkı silahla ateş etmek, Kabahatler Kanunu’na tabiydi.</p>
<p data-start="2334" data-end="2485"><strong data-start="2334" data-end="2353">Yeni Düzenleme:</strong><br data-start="2353" data-end="2356" />“Artık ses ve gaz fişeği atabilen silahlarla, halk arasında bilinen adıyla kurusıkı ile ateş etmek de <strong data-start="2458" data-end="2475">suç kapsamına</strong> alındı.**</p>
<p data-start="2487" data-end="2532"><strong data-start="2487" data-end="2496">Ceza:</strong><br data-start="2496" data-end="2499" /><strong data-start="2499" data-end="2532">Alt sınır bir yıldan</strong><strong> başlayacak.</strong></p>
<h3>5- <strong>TRAFİKTE ALKOL VEYA UYUŞTURUCUYLA ARAÇ KULLANANLARA DAHA SERT CEZALAR</strong></h3>
<p data-start="2623" data-end="2653"><strong data-start="2623" data-end="2653">5237 sayılı TCK 179. Madde</strong></p>
<p data-start="2655" data-end="2870"><strong data-start="2655" data-end="2674">Yeni Düzenleme:</strong><br data-start="2674" data-end="2677" />Alkol veya uyuşturucu etkisi altında araç kullananların cezası artırıldı ve ayrı suç tanımı getirildi. Ayrıca <strong data-start="2787" data-end="2834">trafik güvenliğini tehlikeye sokan eylemler</strong> daha ağır şekilde cezalandırılacak ve cezanın alt sınırı <strong>altı ay</strong> olarak düzenlenerek ağırlaştırılmıştır, eski halinde alt sınır üç ay olarak belirlenmişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3 data-start="2877" data-end="2935">6- <strong>NOTERLİK DİSİPLİN SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENDİ</strong></h3>
<p data-start="2936" data-end="2990"><strong data-start="2936" data-end="2990">1512 sayılı Noterlik Kanunu 125-126-127. Maddeleri</strong></p>
<p data-start="2992" data-end="3127"><strong data-start="2992" data-end="3038">Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası</strong>, disiplin cezalarının hangi fiillere karşı hangi cezanın uygulanacağı açıkça düzenlenerek çeşitlendirildi;</p>
<p data-start="3129" data-end="3148"><strong data-start="3129" data-end="3146">Ceza Türleri:</strong></p>
<ul>
<li data-start="3151" data-end="3159">Uyarma</li>
<li data-start="3162" data-end="3170">Kınama</li>
<li data-start="3173" data-end="3186">Para Cezası</li>
<li data-start="3189" data-end="3211">Geçici İşten Çıkarma</li>
<li data-start="3214" data-end="3227">Meslekten Men</li>
</ul>
<h3>7- <strong>ÇOCUK HÜKÜMLÜLERE YENİ İNFAZ SİSTEMİ</strong></h3>
<p data-start="3285" data-end="3326"><strong data-start="3285" data-end="3326">5275 sayılı Kanun 11. ve 15. Maddeler</strong></p>
<p data-start="3328" data-end="3535"><strong data-start="3328" data-end="3347">Yeni Düzenleme:</strong><br data-start="3347" data-end="3350" />Çocuklar önce <strong data-start="3364" data-end="3382">kapalı cezaevi</strong>ne alınacak, iyi hâl göstermeleri halinde <strong data-start="3424" data-end="3445">çocuk eğitim evine</strong> gönderilecek. Hafif suçlar işleyen çocuklar ise doğrudan eğitimevinde cezalarını çekecek.</p>
<h3 data-start="3542" data-end="3605">8- <strong>İKİNCİ DEFA TEKERRÜR EDENLERE KOŞULLU SALIVERİLME</strong></h3>
<p data-start="3606" data-end="3638"><strong data-start="3606" data-end="3638">5275 sayılı Kanun 108. Madde</strong></p>
<p data-start="3640" data-end="3714"><strong data-start="3640" data-end="3654">Eski Hali:</strong><br data-start="3654" data-end="3657" />İkinci defa suç işleyene koşullu salıverilme hakkı yoktu.</p>
<p data-start="3716" data-end="3852"><strong data-start="3716" data-end="3735">Yeni Düzenleme:</strong><br data-start="3735" data-end="3738" />Suç türüne göre değişmekle birlikte dörtte üç oranında cezaevinde kalma şartıyla ikinci defa suç işleyenlere de koşullu salıverilme imkânı sağlandı.</p>
<h3>9- <strong>HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNUNDA VE İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNUNDA İSTİNAF VE TEMYİZ PARASAL SINIRLARININ BELİRLENMESİ</strong></h3>
<p data-start="3966" data-end="4132"><strong data-start="3966" data-end="3985">Yeni Düzenleme:</strong><br data-start="3985" data-end="3988" />Kanun yollarına başvuruda <strong data-start="4014" data-end="4058">davanın açıldığı tarihteki parasal sınır</strong> esas alınacak. Hem istinaf sınırı hem de temyiz sınırı davanın açıldığı tarih dikkate alınarak belirlenecek, mevcut durumda karar tarihi itibari ile bu sınırlar belirleniyordu. Böylece enflasyon nedeniyle itiraz hakkı kaybının  engellenmesi amaçlanmıştır.</p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TAHDİT KODLARI, ANLAMLARI, KALDIRILMA USULLERİ VE YÜKSEK MAHKEME KARARLARI</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/tahdit-kodlari-anlamlari-kaldirilma-usulleri-ve-yuksek-mahkeme-kararlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 14:48:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<category><![CDATA[tahdit]]></category>
		<category><![CDATA[tahdit kodları]]></category>
		<category><![CDATA[tahdit kodu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3704</guid>

					<description><![CDATA[1-TAHDİT KODU NEDİR? Tahdit kodu, Türk Vatandaşı olmayan yabancıların hukuka aykırı olduğu var sayılan  eylemlerine bağlı olarak haklarında uygulanan idari kısıtlamanın ne olduğunu ve bu kısıtlamanın neden kaynaklandığını yani fiili sebebini gösteren işarettir. Tahdit kodları çeşitli harflerle kısaltılmıştır bunlar; Ç Tahdit Kodları , G Tahdit Kodları , K Tahdit Kodları , M Tahdit Kodları , [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1-TAHDİT KODU NEDİR? </strong></p>
<p>Tahdit kodu, Türk Vatandaşı olmayan yabancıların hukuka aykırı olduğu var sayılan  eylemlerine bağlı olarak haklarında uygulanan idari kısıtlamanın ne olduğunu ve bu kısıtlamanın neden kaynaklandığını yani fiili sebebini gösteren işarettir. Tahdit kodları çeşitli harflerle kısaltılmıştır bunlar; Ç Tahdit Kodları , G Tahdit Kodları , K Tahdit Kodları , M Tahdit Kodları , N Tahdit Kodları , O Tahdit Kodları, V Tahdit Kodları , Y Tahdit Kodları olmak üzere 8 ana bölümden oluşmaktadır.</p>
<p><strong>2-TAHDİT KODU NASIL KALDIRILIR ?</strong></p>
<p>Tahdit kodu yukarıda ifade edildiği gibi idare tarafından hukuka aykırı olduğu var sayılan eylemler nedeniyle yabancıya getirilen kısıtlamaları ifade etmektedir. Bu nedenle tahdit kodunun kaldırılabilmesi için öncelikle İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca idareye başvuru yapılarak tahdit kodunun kaldırılması talep edilmelidir. İdarece olumsuz yanıt verilmesi halinde  ya da yanıt verilmemesi durumunda idareye yapılan başvurunun üzerinden 30 gün (otuz gün) geçmesi durumunda dava açma süresi olan 60 gün (atmış gün) içinde idare mahkemesinde dava açılarak kaldırılabilir. Yetkili mahkeme tahdit kodunu uygulayan idareye göre değişebilmektedir, il göç idaresi tarafından işlemin gerçekleştirilmesi halinde söz konusu ilin bağlı bulunduğu idare mahkemesi yetkilidir. Bakanlık tarafından uygulanan tahdit kodlarında ise yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemeleridir.</p>
<p><strong>3-TAHDİT KODLARI ANLAMLARI VE YÜKSEK MAHKEME KARARLARI EŞLİĞİNDE TAHDİT KODU KALDIRILMASINA İLİŞKİN HUKUKİ DEĞERLENDİRMELER</strong></p>
<p>3.1- <strong>Ç-101 Tahdit Kodu :</strong> Üç aydan az süre vize , çalışma veya ikamet izni ihlali yapan yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. Bu kodun uygulandığı yabancı hakkında üç ay ülkeye giriş yasağı getirilmektedir</p>
<p>3.2- <strong>Ç-102 Tahdit Kodu :</strong> Üç ay dahil olmak üzere üç aydan fazla altı aydan az süre vize , çalışma veya ikamet izni ihlali yapan yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. Bu kodun uygulandığı yabancı hakkında altı ay ülkeye giriş yasağı getirilmektedir</p>
<p>3.3- <strong>Ç-103 Tahdit Kodu :</strong> Altı ay dahil olmak üzere altı aydan fazla bir yıldan az süre vize , çalışma veya ikamet izni ihlali yapan yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. Bu kodun uygulandığı yabancı hakkında iki yıl ülkeye giriş yasağı getirilmektedir</p>
<p>3.4- <strong>Ç-104 Tahdit Kodu :</strong> Bir yıl dahil olmak üzere bir yıldan fazla iki yıldan az süre vize , çalışma veya ikamet izni ihlali yapan yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. Bu kodun uygulandığı yabancı hakkında iki yıl ülkeye giriş yasağı getirilmektedir.</p>
<p>3.5- <strong>Ç-105 Tahdit Kodu :</strong>İki yıl dahil olmak üzere iki yıldan fazla beş yıldan az vize , çalışma veya ikamet izni ihlali yapan yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. Bu kodun uygulandığı yabancı hakkında beş yıl ülkeye giriş yasağı getirilmektedir.</p>
<p>3.6- <strong>Ç-106 Tahdit Kodu:</strong> Beş yıl dahil olmak üzere beş yıldan fazla vize , çalışma veya ikamet izni ihlali yapan yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. Bu kodun uygulandığı yabancı hakkında yedi yıl ülkeye giriş yasağı getirilmektedir</p>
<p>3.7- <strong>Ç-113 Tahdit Kodu:</strong> Ülkeye yasa dışı yollarla giren ya da yasa dışı yollarla çıktığı tespit edilen yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. Bu durumda söz konusu yabancı hakkında iki yıl ülkeye giriş yasağı uygulanır. Son zamanlarda Türkiye’ye yoğun olarak yasa dışı giriş yapan yabancılar hakkında bu tahdit kodu uygulanmaktadır.</p>
<p><strong>Örnek İçtihat</strong>, Geçici koruma statüsü Türkiye’den yasa dışı yollarla çıkış yapması ile sona eren yabancının ülkeye yasa dışı giriş yapması ile hakkında uygulanan Ç-113 tahdit kodunun ve deport kararının hukuka uygun olduğunu ifade etmektedir;</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/3090 E.  ,  2021/4939 K.</em></p>
<p><em>ilk olarak 14/11/2013 tarihinde ülkemize gelen davacının, bu tarihte geçici koruma statüsü kapsamında kayıt altına alındığına veya davacı tarafından bu yönde bir başvuru yapıldığına yönelik dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, kaldı ki anılan tarihte geçici koruma statüsü kapsamında sayılsa dahi bu tarihten sonra ülkeden birkaç kez çıkış yapan, dolayısıyla Geçici Koruma Yönetmeliği&#8217;nin 12. maddesindeki açık hüküm gereği kendi isteğiyle Türkiye’den ayrılan davacının geçici koruma statüsünün bireysel olarak sona ereceğinin kabulü gerektiği, nitekim sonraki tarihte ülkemize tekrar geri gelen davacıya ilişkin olarak Geçici Koruma Yönetmeliği&#8217;nin 13. maddesi kapsamında geçici koruma statüsünün devamı yönünde yetkili merciler tarafından tesis edilmiş herhangi bir idari işlemin de bulunmadığı dikkate alındığında; geçici koruma statüsü kapsamında olmadığı görülen davacı hakkında 6458 sayılı Kanun&#8217;un genel hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, davacının durumunun anılan Kanun&#8217;un 9. maddesi kapsamında değerlendirilerek, bu kapsamda davacıya yönelik işlem tesis edilmesinde hukuken bir engel bulunmamaktadır.</em></p>
<p><em>Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, geçici koruma statüsü kapsamında olmadığı anlaşılan davacının, farklı tarihlerde ülkemize geldiği, ancak vize veya ikamet izni almak suretiyle ülkemize giriş yapması veya ülkemizde kalmaya devam etmesi gerekmekte iken, bu hususa riayet etmeksizin yasa dışı yollarla kalmaya devam ettiği, son olarak da vizesi olmaksızın yasa dışı yollarla ülkemize geldiğinin tespit edilmesinin ardından dava konusu işlemle yurda girişinin yasaklandığı dikkate alındığında; yasa dışı yollarla ülkemize gelen davacının durumunun kamu düzenine aykırılık oluşturduğu sabit olup, 6458 sayılı Kanun&#8217;un 9. maddesinde yer alan düzenlemelere uygun olarak yurda girişinin yasaklanması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.8- <strong>Ç-114 Tahdit Kodu :</strong> Hakkında adli işlem yapılan yabancı hakkında İl Göç İdaresi Müdürlükleri tarafından uygulanan tahdit kodudur. Yabancının ülkeye girişi iki yıl boyunca yasaklanır , ülke içerisinde ise hakkında sınır dışı kararı verilir. Yabancının sınır dışı kararına karşı idari dava açması halinde sınır dışı kararının uygulaması durdurulur.</p>
<p><strong>Örnek İçtihat</strong>, hakkındaki Ç-114 tahdit kodu kaldırılan ancak idarece Ç-114 kodu nedeniyle yabancının kısa dönem ikamet izni talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmektedir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/938 E.  ,  2021/4947 K.</em></p>
<p><em>Türkiye&#8217;de bulunan annesi yanında kalmak amacıyla tarafına verilen aile ikamet izinleri uyarınca Türkiye&#8217;de ikamet ettiği anlaşılan davacı tarafından, aile ikamet izni süresinin dolacak olması nedeniyle kısa dönem ikamet izni verilmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun, davacı hakkında Ç-114 tahdit kaydıyla 1 yıl süreli yurda giriş yasağı olduğu, bu sebeple amacına uygun özel meşruhatlı vize alarak ülkemize gelmesi gerektiğinden bahisle 04/09/2015 tarihli işlemle reddedildiği görülmekle birlikte; dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, davacı hakkındaki yurda giriş yasağının 18/04/2013 tarihinde kaldırıldığı ve 16/04/2013 tarihinde özel meşruhatlı vize ile Türkiye&#8217;ye gelen davacıya 02/06/2015 tarihine kadar geçerli aile ikamet izni verildiği anlaşıldığından, işlem tarihi itibarıyla davacı hakkında yurda giriş yasağı bulunmadığı açıktır.</em></p>
<p><em>Bu itibarla, &#8220;davacı hakkında yurda giriş yasağı bulunduğu&#8221; yolundaki davalı idare iddiası, dava konusu işlemin sebep unsuru olarak kabul edilemeyeceği gibi aile ikamet izninden kısa dönem ikamet iznine geçiş yapmak isteyen davacının, ilgili valiliğe ikamet izin başvurusunda bulunmasına yasal bir engel de olmadığından, amacına uygun özel meşruhatlı vize alarak ülkemize gelmesi şartının aranamayacağı sonucuna varılmıştır.</em></p>
<p><em>Bu durumda, davacının kısa dönem ikamet izni başvurusu açısından Kanun&#8217;da aranan diğer şartlar yönünden değerlendirme yapıldıktan sonra işlem tesis edilmesi gerekirken, kısa dönem ikamet izni başvurusunun, davacı hakkında 1 yıl süreli yurda giriş yasağı olduğu ve bu sebeple amacına uygun özel meşruhatlı vize alarak ülkemize gelmesi gerektiğinden bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.</em></p>
<p>3.9- <strong>Ç-115 Tahdit Kodu;</strong> TCK kapsamında bir suç sebebi ile cezaevinde tutulan ve sonrasında tahliye edilen kişi hakkında uygulanan tahdit kodudur. Bu halde yabancının ülkeye girişi iki yıl boyunca yasaklanır ve yurt içindeyse hakkında sınırdışı işlemleri başlatılarak sınır dışı edilir.</p>
<p>3.10- <strong>Ç-116 Tahdit Kodu;</strong>Türkiye içerisinde yabancının gayri meşru yollarla geçimini sağlaması halinde uygulanan koddur. Fuhuş kodu olarak da bilinen bu tahdit kodu konulduğunda yabancının ülkeye girişi beş yıl boyunca yasaklanır ayrıca yurt içindeyse sınır dışı işlemleri başlatılır.</p>
<p><strong>Örnek içtihat</strong>, yabancının hakkında daha önce konulan Ç-116 tahdit kodunun uygulanarak süresinin tamamlanması akabinde yaptığı ikamet izni başvurusunun Ç-116 kodunun daha önce uygulanmış olması sebebiyle reddedilemeyeceğini ifade etmektedir. Yani hakkında daha önce Ç-116 tahdit kodu uygulanan yabancının kısa dönem ikamet izni talebinin süresi tamamlanan Ç-116 kodu sebebi ile reddedilemeyeceğini belirtmektedir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/2382 E.  ,  2021/3224 K.</em></p>
<p><em>davacı hakkında 01/04/2010 ve 05/11/2012 tarihinde iki kez Ç-116 (Genel Ahlak Kamu Sağlığını Tehdit Eden Yabancılar &#8211; 1 yıl men) kodlu tahdit kayıtlarının konulduğu, davacının bu tahdit kayıtlarına göre ülkemize giremediği, sonrasında hakkındaki tahdit kayıtlarına göre cezasını tamamladığı ve tahdit kayıtlarının son bulduğu 23/02/2015 tarihinde Türkiye&#8217;ye giriş yaptığı ve bunun ardından kısa dönem ikamet izni başvurusunda bulunduğu görülmekle birlikte; davacının ülkemize giriş yaptığı 23/02/2015 tarihinden sonra kamu düzeni ve kamu sağlığı açısından sakınca oluşturduğuna dair bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, ikamet izni başvurusunun daha önce tahdit kayıtlarının bulunduğundan bahisle reddedilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı</em></p>
<p>3.11- <strong>Ç-117 Tahdit Kodu:</strong> Yurt içerisinde kaçak olarak çalışan yabancı hakkında uygulanan koddur. Söz konusu yabancı hakkında bu kodun uygulanması ile birlikte sınır dışı işlemleri başlatılır ve bir yıl süreli giriş yasağı geitirilir.</p>
<p><strong>Örnek içtihat</strong>, hakkında daha önce Ç-116 ve Ç-117 tahdit kodları bulunan ve fuhuş yaptığı tespit edilen yabancının daha sonrasında evlenmesi ve buna bağlı olarak şartları yerine getirdikten sonra vatandaşlık başvurusunun idarece reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade etmektedir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/2766 E.  ,  2020/4436 K.</em></p>
<p><em>uyuşmazlığa konu olayda davacı ile ilgili olarak güvenlik birimlerince mahallinde yapılan araştırmalar sonucu düzenlenen güvenlik soruşturmasında; davacının geçmişte; 20/01/2001 tarihinde … , … İlçesinde pasaportsuz ve vize ihlali suçundan yakalandığı ve hakkında yapılan işlem neticesinde 23/01/2001 tarihinde … İl Emniyet Müdürlüğü tarafından sınırdışı edildiği, 29/05/2003 tarihinde … , … hudut kapısı tarafından Ç(117) suç koduyla tahdit veri girişi yapılarak ülkemizden çıkışının yapıldığının belirlendiği, 17/09/2005 tarihinde … Jandarma Komutanlığınca fuhuş olayı ile ilgili olarak yakalandığı akabinde … Emniyet Müdürlüğü tarafından sınır dışı edildiği, sonrasında 21/04/2009 tarihinde Türk vatandaşıyla evlilik yaptığı, evliliğin aile birliği içinde sürdüğü, müşterek çocuklarının bulunmadığı, çevresiyle uyumlu olduğu, aile yaşantısının düzgün olduğu, Türk kültür, örf ve adetlerine bağlı olarak yaşadıklarının tespit edildiği, ayrıca 11/12/2012 tarihinde … Valiliği Vatandaşlık İnceleme ve Araştırma Komisyonu Mülakat ve Değerlendirme Formunda, davacının 5901 sayılı Kanun&#8217;un 16. maddesinde belirtilen şartları taşıdığının belirlendiği, davacı hakkında herhangi bir adli ya da idari işlem yapılmadığı ve yakalama kaydının da bulunmadığı anlaşıldığından, 5901 sayılı Kanuna göre vatandaşlık talebinde bulunan kişinin gerekli şartları taşımadığının ve evliliğin gerçek bir evlilik olmadığının, menfaate dayalı bir evlilik olduğunun tespit edilmesi halinde vatandaşlığa alınma talebinin idarece reddedilebileceğinde kuşku bulunmadığı, ancak incelenen olayda davacının vatandaşlığa alınma şartlarını taşımadığına ilişkin bir tespitin bulunmaması, davacının evlilik birliği içerisinde eşi ile bir arada oturduğu, Türk gelenek örf ve adetlerine göre hareket ettiği, bu nedenle, davacının evlendiği 21/04/2009 tarihinden önce hakkında tesis edilmiş işlemler nedeniyle aile birliği ile bağdaşmayacak faaliyetlerde bulunduğundan bahisle vatandaşlık talebinin reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı</em></p>
<p>3.12- <strong>Ç-118 Tahdit kodu</strong>; Yabancı hakkında ikamet izninin başka amaçlarla kullanıldığı tespitinin yapılması halinde bu tahdit kodu konularak beş yıl boyunca ülkeye girişi yasaklanır ve sınır dışı işlemleri başlatılır.</p>
<p>3.13- <strong>Ç-119 Tahdit Kodu;</strong> Kaçak çalıştığı tespit edilen ve hakkında sınır dışı işlemi yapılan yabancının ülkeden çıkışına kadar tarafına kesilen para cezasını ödememesi halinde uygulanan koddur. Yabancı hakkında Ç-119 Tahdit Kodunun uygulanması ile beş yıl giriş yasağı getirilir.</p>
<p>3.14- <strong>Ç-120 Tahdit Kodu ;</strong> Vize ya da İkamet İzni ihlali nedeniyle hakkında kesilen para cezasını Türkiye’den çıkana kadar ödemeyen yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. Yabancı hakkında beş yıl boyunca ülkeye giriş yasağı Ç-120 kodunun uygulanması ile getirilir.</p>
<p><strong>Örnek içtihat</strong>, hakkında 3 ay vize ihlali nedeniyle yasaklama kararı bulunan yabancının verilen para cezalarını ödeyememesi nedeniyle beş yıl ülkeye giriş yasağı ile cezalandırılmasının ölçülü olmadığını ifade etmektedir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/3217 E.  ,  2020/5912 K.</em></p>
<p><em>davacı hakkında &#8230; tarih ve &#8230; sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesinde (107) nolu suç tahdit kodunda yer alan ve 1-3 ay arası vize ihlali nedeniyle 3 ay men yaptırımı uygulanmasını içeren düzenleme uyarınca idari yaptırım uygulanması gerekirken, salt yurt dışına çıkış yapacağı esnada üzerinde yeterli parasının olmadığından bahisle hakkında verilen cezalı ikamet harcı ile ikamet tezkere bedeli olan 407,65 TL + DEF tutarındaki para cezasını ödeyememesi nedeniyle </em></p>
<p>3.15- <strong>Ç-135 Tahdit Kodu ;</strong> Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu&#8217;na aykırı davranan yabancı kişiler hakkında uygulanan para cezasının ödenmemesi halinde uygulanan tahdit kodudur, yabancıya beş yıl süreli ülkeye giriş yasağı getirilir.</p>
<p>3.16- <strong>Ç-136 Tahdit Kodu ;</strong> Haklarında gerçekleştirilen sınır dışı işleminde seyahat masraflarını ödemeyen ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından masrafları ödenen yabancı kişiler hakkında uygulanan tahdit kodudur, kaldırılması için yabancının söz konusu masrafları ödemesi gerekir.</p>
<p>3.17- <strong>Ç-137 Tahdit Kodu;</strong> İdare tarafından ülkeyi terke davet edilen ve belirtilen süre içerisinde ülkeyi terk etmeyen yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur, ayrıca yabancıya beş yıl süreli giriş yasağı getirilir.</p>
<p>3.18- <strong>Ç-138 Tahdit Kodu;</strong> Pasaport kontrolü sırasında ülkeye girişi uygun görülmeyen yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur ve beş yıl süreli giriş yasağı uygulanır.</p>
<p>3.19- <strong>Ç-141 Tahdit Kodu ;</strong> Uluslararası güvenlik açısından ülkeye girişi uygun bulunmayan yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur, beş yıl boyunca ülkeye giriş yasağı uygulanır ayrıca söz konusu yabancının ülkeye girişi tahdit süresi bitse dahi İç İşleri Bakanlığı iznine tabidir.</p>
<p>3.20- <strong>G-78 Tahdit Kodu:</strong> Bulaşıcı hastalık taşıdığı tespit edilen yabancı için uygulanan tahdit kodudur. Yabancının bulaşıcı hastalık taşıdığı tespit edildiğinde G-78 kodu uygulanarak ülkeye girişi süresiz olarak engellenir. Ancak hastalığın ortadan kalkması ile bu durumu ispat eden başvuru ile söz konusu kod idarece kaldırılır.</p>
<p><strong>Örnek İçtihat</strong>, bulaşıcı hastalık taşıdığı gerekçesi ile G-78 tahdit kaydı bulunan yabancının söz konusu hastalığın ortadan kalkması ile ülkeye giriş yaptığını göstermektedir ancak söz konusu kişi sahte evlilik yapması nedeniyle ikamet izni talebi reddedilmiştir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/13120 E.  ,  2021/1053 K.</em></p>
<p><em>Uyuşmazlıkta; 06/07/1981 Odesa-Ukrayna doğumlu olan davacı adına … isim ve soy ismiyle G-78 tahdit kodu (bulaşıcı hastalık taşıma) ile 11/10/2000 tarihinde ve 18/10/2000 tarihinde İçişleri Bakanlığınca tahdit kaydı konulduğu, 14/07/2001 tarihinde ülkeye giriş sırasında alınmayarak giriş kaydının iptal edildiği, … isim ve soy ismiyle İstanbul Atatürk Havalimanı hudut kapısında 03/09/2003 tarihinde vize ihlali suç koduyla tahdit kaydı konulduğu, … isim ve soy ismiyle fuhuş suç kodu ile 26/01/2005 tarihinde tahdit kaydı girildiği, bu kaydın 27/01/2006 tarihinde otomotik olarak sistemden kalktığı, Türk vatandaşı olan 03/12/1933 doğumlu … ile 08/07/2005 tarihinde yaptığı evliliğin formalite evlilik olduğunun bizzat … tarafından beyan edilmesi ve bu durumun 11/12/2006 tarihinde konuşmaya tanık olan polis memurları tarafından tutanak ile tespit edilmesi nedeniyle ikamet izin talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.</em></p>
<p><em>Bu haliyle, yukarıda yer verilen tespitler uyarınca ikamet izninin veriliş amacına aykırı olarak evlilik birlikteliği içerisinde yaşamadığı ve yapmış olduğu evliliğin formalite evlilik olduğu anlaşılan davacı hakkında 5683 sayılı Yabancıların Türkiye&#8217;de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun&#8217;un 7. ve 19. maddelerinde yer alan düzenlemelere uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.21- <strong>G-87 Tahdit Kodu:</strong> Kamu düzeni ve genel güvenliği tehdit eden yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. İstihbarat kaynaklarınca yapılan çalışma neticesinde özellikle terörle iltisaklı kişiler j-hakkında uygulanan bu kod çoğu zaman da yanlış bilgi yada siyasi olarak belli ülke vatandaşlarına uygulanabilmektedir, bu nedenle maddi dayanağı çoğu zaman bulunmamaktadır ve dava ile iptal edilme ihtimali yüksektir, bu hususta detaylı incelememiz için https://orhunturkoglu.av.tr/yabancilar-hukuku-g-87-kodu-ile-sinirdisi-edilme-inad-yolcu/ ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Örnek İçtihat</strong> hakkında G-87 kodu uygulanan yabancı hakkında görülen davada söz konusu kodun maddi dayanağına ilişkin delillendirmenin yapılmaması nedeniyle G-87 tahdit kodunun iptalinin gerektiğini izah etmektedir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/16059 E.  ,  2021/3251 K.</em></p>
<p><em>Uyuşmazlıkta; dosya içerisinde yer alan ve davacı hakkında yurda giriş yasağı kararı alınmasına dayanak olarak gösterilen Dışişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT Müsteşarlığı yazıları incelendiğinde; Mahkemece yapılan ara kararına cevaben dosyaya sunulan Dışişleri Bakanlığı&#8217;nın … havale tarihli ve … sayılı yazısında, bilgi belgelerin ekte sunulduğunun belirtildiği, yazı ekinde sunulan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;nün … tarih ve … sayılı yazısında ise; açık kimlik bilgileri, suç unsurları ve adli işlem neticeleri yazılı yabancıların 5683 sayılı Kanun&#8217;un 8. maddesine göre &#8220;Yurdumuza Girmesi Memnu Kimseler Meyanına&#8221; alınmalarının uygun görüldüğü, yazı ekinde 20 kişilik bir isim listesinin bulunduğu, davacının ve listedeki diğer kişilerin adı, soyadı, doğum tarihi bilgilerinin bulunduğu ve hepsinin sınırdışı gerekçesi olarak </em></p>
<p><em>&#8220;Genel ve Milli Güvenliğimiz Yönünden&#8221; açıklamasının yer aldığı görülmekle birlikte; anılan listedeki yabancıların genel ve milli güvenliğimizi tehdit eden ne gibi bir eylemi olduğu hususlarının tek tek değerlendirilmediği anlaşılmakta; yine Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı&#8217;nca dosyaya sunulan yazıda, tahdit koduna dayanak bilgi/belge bulunmadığının belirtildiği; diğer taraftan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;nün … tarih ve … sayılı yazısında ise, bilgi ve belgelerin yazı ekinde sunulduğunun belirtildiği ve yazı ekinde ise yukarıda anılan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;nün … tarih ve … sayılı yazısının sunulduğu, ayrıca İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;nün … tarih ve … sayılı yazısının sunulduğu ve bu yazıda özetle; Çeçen asıllı yabancılarla ilgili özel olarak alınacak bir dizi önlem ve tedbirden bahsedildikten sonra, yazı ekindeki listede bulunanların &#8220;Türkiye&#8217;ye Girmesi Memnu Kişiler&#8221; listesine alınması yönünde karar alındığı, ekte yine 20 kişilik listenin bulunduğu, bu yazıda da listedeki yabancı uyruklu şahısların genel ve milli güvenliğimizi tehdit eden ne gibi bir eylemi olduğunun belirtilmediği, davacının adının karşısına &#8220;Çeçen Komutan&#8221; ibaresinin yazıldığı ve herhangi bir açıklama olmaksızın ülkeye giriş yasağı konulduğu dikkate alındığında; davacı hakkında kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı olduğu hususuna ilişkin olarak somut herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, öte yandan, davacıya yönelik ceza soruşturması veya kovuşturması olduğuna ilişkin de dava dosyası içerisinde herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının yurda girişinin yasaklanması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır</em>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.22- <strong>K Tahdit Kodları</strong> ; Kaçakçılık suçundan hakkında yakalama emri bulunan veya aranan yabancı için uygulanan tahdit kodudur, yabancının ülkeye girişine izin verilmeyebileceği gibi yabancının ülkeden çıkışı da söz konusu aramanın niteliğine bağlı olarak engellenebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.23- <strong>N-99 Tahdit Kodu</strong> ; Hakkında İnterpol’e üye ülkelerden biri tarafından arama bülteni çıkarılan yabancı için uygulanan tahdit kodudur, söz konusu yabancıya giriş izni verilip verilmemesi idarenin tasarrufundadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.24- <strong>O-100 Tahdit Kodu ;</strong> Sığınmacı olarak idareye başvuru yapan ve beyan ettiği adreste bulunmadığı tespit edilen yabancı hakkında uygulanan tahdit kodudur. Söz konusu yabancı sınır dışı edilir ve ülkeye girişi engelenir.</p>
<p><strong>Örnek içtihat</strong> , Hakkında O 100 tahdit kodu uygulanan yabancının bu esnada Türk vatandaşı ile evlenerek çocuk yapması durumunda ikamet izin başvurusunun O-100 tahdit kodu sebebi ile reddedilemeyeceği ve çocuğun menfaatlerinin öncelenmesi gerektiğini ifade etmektedir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/2025 E.  ,  2021/2319 K.</em></p>
<p><em>davacının Karaman Valiliği&#8217;ne sığınma başvurusu bulunduğu, bu başvurunun firar olması sebebiyle iptal edildiği ve davacı hakkında Karaman Valiliği&#8217;nce O-100 tahdit kodlu yurda giriş yasağı konulduğu, uluslararası koruma başvurusu reddedilen davacının bu defa İstanbul Valiliği&#8217;ne aile ikamet izin başvurusunda bulunduğu, anılan başvurunun davacının aile ikamet izin şartlarını taşımadığından bahisle reddine karar verildiği görülmekle birlikte; davacının Türk vatandaşı &#8230; isimli kişi ile 21/04/2014 tarihinde evlendiği, bu kişiden 10/08/2011 doğumlu … isimli çocuğunun olduğu, ayrıca davacının uluslararası koruma başvurusundan vazgeçmesi üzerine Karaman Valiliği&#8217;nce 10/07/2015 tarihinde çıkış belgesi düzenlendiği, davacı tarafından çıkış için öngörülen 15 günlük süre sona ermeden 15/07/2015 tarihinde davalı idareye aile ikamet izin başvurusunda bulunulduğu, davacıya 23/07/2015 tarihine randevu verildiği, öte yandan davacı hakkındaki O-100 tahdit kaydının 11/12/2013 tarihinde konulduğu, bu tahdidin süresinin 1 yıl olduğu, dolayasıyla giriş yasağının hukuken geçerliliği kalmadığı gibi 6458 sayılı Kanun&#8217;da uluslararası koruma başvurusu reddedilenler hakkında giriş yasağı konulacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; Türk vatandaşı ile evli olan ve bu evliliğinden 5 yaşında bir çocuğu bulunan davacının ikamet izin başvurusunun reddedilmesi halinde sınır dışı edileceği, bu durumun ise çocuğun menfaatini de etkileyeceğinden davacının aile ikamet izin şartlarını taşıdığı, diğer taraftan aile ikamet izin şartını taşıması dahi 6458 sayılı Kanun&#8217;un 42. maddesi uyarınca, çocuğunun menfaatine istinaden davacıya insani ikamet izni verilmesi gerektiğinden davacının aile ikamet izin başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.25- <strong>N-82 İstihzan kodu :</strong>  Bu kod girişi özel izine bağlı olan yabancı kişiler için uygulanmaktadır. Bu kişiler ülkeye girebilmek için ön izin almak zorundadır. 6458 sayılı kanunun 9. Maddesinin 7. bendi bu kodun hukuki dayanağını ve sebebini teşkil etmektedir.</p>
<p>3.26- <strong>V-69 tahdit kodu :</strong> İkamet izni alan yabancının ikamet izni şartlarını sonradan kaybetmesi halinde ikamet izni iptal edilerek V-69 tahdit kodu uygulanır ve yabancıya beş yıl boyunca giriş yasağı uygulanır.</p>
<p><strong>İlgili İçtihat</strong>, yabancı hakkında ikamet adresi araştırması yapılırken komşulardan , apartman yöneticisinden ve muhtardan ifade alınmadığı en azından tutanakta buna yer verilmediği hususlarını vurgulayarak araştırmanın V-69 tahdit kodunun uygulanmasını hukuka aykırı hale getirdiğini vurgulaması yönünden önemlidir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/2821 E.  ,  2021/4453 K.</em></p>
<p><em>Türk kanun veya örf ve adetleriyle yahut siyasi icabatla telif edilemiyecek durumda olan veya Türkiye&#8217;de kalması idari icaplara aykırı sayılan yabancılar hakkında ikamet izni vermeme, izin süresini kısaltma ve sınır dışı etme yönünde işlem tesis edilebileceği açık olmakla birlikte; dosya içerisinde yer alan davacının Türk vatandaşı ile evliliğine yönelik yapılan tahkikat üzerine düzenlenen 09/10/2013 tarihli tutanakta; davacı ve eşinin belirtmiş oldukları İstanbul ili, Güngören ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinden taşındıkları ve adresteki daireden, bina ve çevreden sorulmasına rağmen adı geçenleri tanıyan ve bilenin olmadığı hususlarına yer verilmesi üzerine, söz konusu tespitler uyarınca davacının ikamet izninin iptal edilerek, davacı hakkında V-69 (İkamet tezkeresi geçersiz) tahdit veri girişi yapıldığı görülmekte ise de, bahsi geçen tutanakta, davacının belirtmiş olduğu adresteki apartman yöneticisinin, komşularının, kapıcının, mahalle muhtarının ifadelerine yer verilmediği, davacının evliliğinin ikamet izni alabilme amacıyla yapılıp yapılmadığının açık ve net biçimde ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca dava dilekçesinde davacı tarafından, evlendiği tarihten bu yana tahkikata konu adreste eşi ile birlikte yaşadığının ileri sürüldüğü ve yapmış olduğu evlilikten 12/04/2014 tarihinde doğan Türk vatandaşı bir çocuğu olduğunun belirtildiği görülmektedir.</em></p>
<p><em>Bu kapsamda dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı hakkında 5683 sayılı Yabancıların Türkiye&#8217;de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun&#8217;un 7. ve 19. maddeleri kapsamında Türkiye&#8217;de ikamet etmesine engel bir hali bulunduğu yönünde davalı idarece yapılmış somut bir tespit bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.27- <strong>V-71 Tahdit Kodu:</strong> Bu kod ikamet izni esnasında beyan edilen adresin daha sonra denetim veya ihbar üzerine ikamet edilmediğinin ortaya çıkması veya süresinde adresin bildirilmemesi neticesinde uygulanır.</p>
<p><strong>İlgili İçtihat;</strong> İkamet izninin veriliş şartlarına uygun olmayan kullanımı ve ikamet izni sebebi olan evliliğin sona ermesine rağmen gerekli bildirimin gerçekleştirilmemiş olması neticesinde yabancı hakkında uygulanan V-71 tahdit kodunun hukuka uygun olduğunu izah etmektedir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2015/4717 E.  ,  2020/5929 K.</em></p>
<p><em>davacıya verilen ikamet izninin yaklaşık 2 yıl 2 ay süresince evli kaldığı Türk vatandaşı E.Ö. ile 05/05/2011 tarihinde evlenmesi nedeniyle ve Bandırma ilçesinde ikamet etmesi koşuluyla verilmiş olduğu, ancak E.Ö.&#8217;nün 21/07/2013 tarihinde vefat etmiş olmasının doğal ve hukuki sonucu olarak davacıya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ile evli olması nedeniyle verilen ikamet tezkeresinin geçersiz kalmış olduğu, diğer taraftan davacının ikamet izni verilen adreste hiç ikamet etmediği gibi ikamet izni aldığı tarihten tespit tarihine kadar geçen süreçte ikametini usulüne uygun olarak bildirilmediğinin 13/03/2014 tarihli tutanaktan ve dosya münderacatındaki diğer bilgilerden anlaşılmakta olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; V-69 (ikamet tezkeresi geçersiz) ve V-71 (Semti Meçhul) tahdit kodlarının girilmesi suretiyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.28- <strong>V-70 Tahdit kodu :</strong> Türkiye’de ikamet izni alabilmek için sahte evlilik yapan yabancılara uygulanan kod V-70 tahdit kodudur. Sahte evlilik yapan yabancıya ayrıca beş yıl süresince Türkiye’ye giriş yapma yasağı da uygulanır.</p>
<p><strong>Örnek İçtihat</strong> sahte evlilik yaptığı tespit edilen ancak yapılan yargılamada bu tespitin hatalı olduğunu gerekçesi ile birlikte değerlendirmektedir;</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/1634 E.  ,  2021/4944 K.</em></p>
<p><em>Olayda, 23/08/2013 tarihinde açılan boşanma davası üzerine davacı hakkında 02/09/2013 tarihinde V-70 tahdit kaydının girildiği anlaşılmakla birlikte; bu tahdidin dayanağının davalı idarece somut olarak ortaya konulamadığı, nitekim boşanma davası sonucunda davacı lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiği görülmektedir.</em></p>
<p><em>Diğer taraftan, savunma ve temyiz dilekçelerinde davacının kısa dönem ikamet izni verilmesi için gereken şartlardan biri olan yeterli ve düzenli maddi imkâna sahip olma şartını sağlamadığı ileri sürülmüş ise de; dava konusu işlem içeriğinde davacıya yönelik bu yönde bir değerlendirmeye yer verilmediği görüldüğünden, lehine yoksulluk nafakası hükmedilen davacının anılan şartı sağlayıp sağlamadığı hususunun da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.</em></p>
<p><em>Bu kapsamda, yukarıda yer verilen 6458 sayılı Kanun&#8217;un ilgili maddeleri uyarınca kısa dönem ikamet izni verilmesi açısından davacının gerekli şartları sağlayıp sağlamadığı hususunda değerlendirme yapılarak işlem tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu tesis edilen işlemde hukuk uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.29- <strong>V-77 Tahdit Kodu :</strong> Ahıska Türkü olmadığı halde Ahıska Türkü olduğunu beyan eden ve ikamet izni başvurusu yapan yabancının Ahıska Türkü olmadığının anlaşılması halinde uygulanan tahdit kodudur.</p>
<p><strong>Örnek İçtihat</strong> Ahıska Türkü olduğunu belirterek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespiti yapılan yabancının hakkındaki ceza davasının devam etmesinin yani suçluluğunun henüz kanıtlanmadığının önemini vurgulayarak V-77 kodunun hukuka aykırılığını ortaya koymaktadır.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2015/1868 E.  ,  2020/5932 K.</em></p>
<p><em>davacının, Türk vatandaşı ile 04/04/2011 tarihinde evlendiği, 3 yıldan fazla süredir evli olduğu, davacı hakkında konulan tahditlerden V-77 kodlu tahdit dışındaki tahditlerin kaldırılmış olduğu, davacının Ahıska Türkü olmadığı halde Ahıska Türkü olduğunu belirterek yanlış beyan ve sahte belgelerle ikamet izni aldığı yönündeki soruşturma neticesinde açılan ceza davasının halen devam ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca aile ikamet izni verilmesi için gerekli olan şartları taşıdığı ve aile ikamet izninin uzatılması talebinin reddi gerekçesinin anılan Kanun&#8217;un 36. maddesinde belirtilen durumlardan hiçbirine uymadığı anlaşıldığından, davacının aile ikamet izninin uzatılması talebinin reddi ile 15 gün içinde ülkeyi terk etmesi yönündeki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3.30- <strong>V-84 Tahdit Kodu:</strong> Yabancının Türkiye’ye girişi esnasında 10 gün içinde ikamet izni başvurusu yapması koşuluna bağlı olarak giriş gerçekleştirmesi halinde 10 gün içinde başvuru yapmayan yabancı hakkında V-84 tahdit kodu uygulanmaktadır.</p>
<p><strong>Örnek İçtihat,</strong> ikamet izni başvurusunu yapan yabancının başvurusunun idarece usule uygun başvuru olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu ifade ederek başvurunun hukuka uygun olduğunu ifade etmektedir.</p>
<p><em>Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/594 E.  ,  2021/4945 K.</em></p>
<p><em>İdare Mahkemesince her ne kadar davacının evliliğinin formalite bir evlilik olmadığı, boşanma davası da henüz neticelenmediğinden evliliğin halen geçerli olduğu, bu durumda aile ikamet izninin de geçerli olduğu, aile ikamet izni iptal edilen davacı bu defa kısa dönem ikamet izni talep ettiğinden, bu talebin kabul edilerek, davacıya kısa dönem aile ikamet izni verilmesi gerektiği, davacıya kısa dönem ikamet izni verilmesini engelleyecek bir husus bulunmadığı gibi hukuka uygun olmayan bir tahdit kaydına istinaden davacının kısa dönem ikamet izin talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş ise de; 17/08/2013 tarihine kadar geçerli aile ikamet izni bulunan davacının, 6458 sayılı Kanun&#8217;un 22. maddesi uyarınca bu ikamet izni kapsamında vize alarak ülkemize geldikten sonra, söz konusu ikamet izninden kısa dönem ikamet iznine geçmek amacıyla tekrar yurt dışına çıkmasına gerek olmadan valiliğe başvuruda bulunmasında hukuki bir engel bulunmadığı, dolayısıyla davalı idarece davacının başvurusunun esası yönünden incelenerek kısa dönem ikamet izni şartlarını taşıyıp taşımadığı değerlendirildikten sonra işlem tesis edilmesi gerekirken, kısa dönem ikamet izni başvurusunun davacının amacına uygun özel meşruhatlı vize alarak ülkemize gelmesi gerektiği gerekçesiyle reddedilmesine yönelik dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.</em></p>
<p><em>Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evlenmeden Önce Alınan Mallar Kime Aittir?</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/evlenmeden-once-mallar-kime-aittir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Mar 2025 12:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3693</guid>

					<description><![CDATA[Vatandaşlar tarafından çokça sorulan ve merak edilen boşanma sonrası mal rejimi tasfiyesine ilişkin soruları derleyerek yazımızda cevapladık; Evlilik öncesinde edinilen mallar, kural olarak o malın sahibi olan eşe ait olup diğer eşin bu mal üzerinde talep hakkı olamaz. Bu nedenle, malın sahibi olan eşten diğer eş bu mal yönünden mülkiyet iddia edemez ancak söz konusu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vatandaşlar tarafından çokça sorulan ve merak edilen boşanma sonrası mal rejimi tasfiyesine ilişkin soruları derleyerek yazımızda cevapladık;</p>
<p>Evlilik öncesinde edinilen mallar, kural olarak o malın sahibi olan eşe ait olup diğer eşin bu mal üzerinde talep hakkı olamaz. Bu nedenle, malın sahibi olan eşten diğer eş bu mal yönünden mülkiyet iddia edemez ancak söz konusu malın bir getirisi var ise evlilik tarihi itibari ile bu getiriler edinilmiş mal sayılır ve bu getiri paylaşıma konu olur örneğin evlilik öncesi alınan evin kira getirisi evlilik tarihi itibari ile edinilmiş mal sayılır ve bu kira üzerinde diğer eşin alacak hakkı mevcuttur.</p>
<h2>Evlenmeden Önce Alınan Mallar Mal Rejimine Dahil midir?</h2>
<p>Medeni Kanun&#8217;a göre, taraflar aksini kararlaştırmadığı sürece evlilik birliği içinde geçerli olan yasal mal rejimi &#8220;Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi&#8221;dir. Ancak, bu rejim yalnızca evlilik birliği içerisinde edinilen mallar için geçerlidir. Evlenmeden önce alınan mallar, edinilmiş mallara katılma rejiminin dışında tutulur ve malik olan eşin şahsi malı sayılır.</p>
<h2>Mal Rejimine Göre Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Eğer eşler aksini kararlaştırmamışsa, yasal mal rejimi olan &#8220;edinilmiş mallara katılma rejimi&#8221; uygulanacaktır. Bu rejime göre, evlilik süresi boyunca kazanılan mal varlıkları eşler arasında paylaşılırken, evlenmeden önce edinilen mallar kişisel mal sayılır ve paylaşıma dahil edilmez.</p>
<h2>Evlilik Öncesi Alınan Ev ve Araba Kimin Olur?</h2>
<p>Eğer bir ev veya araba evlilikten önce alınmışsa, bu malın sahibi kural olarak malı yasal olarak maliki görünen kişidir. Ancak, diğer eş bu malın alımına maddi katkıda bulunduğunu ispat ederse, katkı oranında maddi hak talep edebilecektir.</p>
<h2>Evlenmeden Önce Alınan Mallar Üzerine (Bedelini Gerçekte Ödemeyen) Eşin Adı Yazılırsa Ne Olur?</h2>
<p>Bu takdirde söz konusu malların alımı için gerçekte bedelini ödeyen eşin mülkiyetin kendisine ait olduğunu ve bağışlama yapmadığını ispat etmesi gerekecek ve bu işlemin yani mülkiyetin devrinin gerçekte başka bir sebebe dayandığını örneğin inançlı bir işlem nedeniyle gerçekleştirildiğini ispatlaması gerekecektir.</p>
<h2>Evlenmeden Önce Alınan Malların Kira Geliri Paylaşılır mı?</h2>
<p>Evlilik öncesinde edinilen mallar şahsi mal kabul edilse de, bu mallardan elde edilen kira geliri evlilik içerisinde &#8220;edinilmiş mal&#8221; kabul edilir. Bu nedenle, evlilik süresince elde edilen kira gelirleri, mal rejimi sona erdiğinde eşler arasında paylaşıma konu olabilir.</p>
<h2>Evlilik Sözleşmesi ile Mal Paylaşımı Nasıl Belirlenir?</h2>
<p>Eşler, evlenmeden önce veya evlilik sırasında veya evlilik süresince noter huzurunda yapacakları bir mal rejimi sözleşmesi ile veya evlilik esnasında mal rejimi seçimi yaparak kendi mal rejimlerini belirleyebilirler. &#8220;Mal ayrılığı rejimi&#8221;, &#8220;paylaşımlı mal ayrılığı rejimi&#8221; veya &#8220;mal ortaklığı rejimi&#8221; gibi farklı seçenekler tercih edilerek, malvarlıklarının nasıl paylaşılacağı hususunda anlaşma sağlanabilir.</p>
<h2>Evlenmeden Önce Alınan Mallar İçin Eşin Hak Talep Etmesi Mümkün mü?</h2>
<p>Genel kural olarak, evlilikten önce edinilen mallar üzerinde diğer eşin hak talep etmesi mümkün değildir. Ancak, eğer diğer eş bu malların edinimine önemli ölçüde maddi katkıda bulunduğunu kanıtlayabilirse, katkı oranında bir alacak hakkı talep edebilir.</p>
<h2>Evlenmeden Önce Alınan Mallar Kimde Kalır?</h2>
<p>Evlenmeden önce alınan mallar kişisel mal sayılacağı için mülkiyet kimde ise o eş söz konusu malların sahibi olur. Ancak, yukarıda da ifade edildiği gibi bu mallardan elde edilen gelirler veya malın edinimine yapılan katkılar değerlendirilerek belirli durumlarda bir tazminat veya katkı payı talebi söz konusu olabilecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avukatlık Bürosu Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Beş Önemli Kriter</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/avukatlik-burosu-secerken-dikkat-edilmesi-gereken-bes-onemli-kriter/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 13:57:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3648</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde hukuki meseleler, vatandaşlar ve şirketler için büyük önem taşımaktadır. Doğru avukatlık bürosunu seçmek, kişisel veya ticari manada maddi ve manevi haklarınızı en iyi şekilde savunabilmeniz için kritik bir adımdır. Bu süreç içerisinde gerçekleşecek bir ihmal geri dönüşü zor olan hatalara yol açarak maddi-manevi kayıplara neden olacaktır. Bu nedenle, avukatlık bürosu seçerken aşağıdaki beş önemli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde hukuki meseleler, vatandaşlar ve şirketler için büyük önem taşımaktadır. Doğru avukatlık bürosunu seçmek, kişisel veya ticari manada maddi ve manevi haklarınızı en iyi şekilde savunabilmeniz için kritik bir adımdır. Bu süreç içerisinde gerçekleşecek bir ihmal geri dönüşü zor olan hatalara yol açarak maddi-manevi kayıplara neden olacaktır. Bu nedenle, avukatlık bürosu seçerken aşağıdaki beş önemli kritere dikkat etmek büyük önem taşımaktadır.</p>
<h2><strong>1. Uzmanlık Alanı ve Deneyim</strong></h2>
<p>Avukatlık mesleği, geniş bir yelpazeye sahiptir ve her avukatın belirli alanlarda uzmanlığı bulunur. Örneğin, ceza hukuku, sözleşmeler hukuku, ticaret hukuku, iş hukuku veya aile hukuku gibi farklı alanlarda çalışan avukatlar vardır. Hukuki sorununuza en uygun avukatlık bürosunu seçmek için öncelikle ihtiyaç duyduğunuz alanı belirlemeli ve bu alanda uzmanlaşmış bir büroyla çalışmalısınız. Ayrıca, avukatlık bürosunun daha önce benzer davalarda edindiği deneyimi araştırarak başarı oranlarını incelemek faydalı olacaktır.</p>
<h2><strong>2. Güvenilirlik ve Profesyonellik</strong></h2>
<p>Bir avukatlık bürosunun güvenilirliği, hukuki süreçlerinizin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşır. Güvenilir bir büro, müvekkil gizliliğine özen gösteren, etik kurallara bağlı ve şeffaf çalışan bir yapıya sahiptir. Ayrıca, müvekkilleriyle düzenli iletişim kuran, davalarla ilgili gelişmeleri zamanında bildiren ve profesyonel yaklaşımıyla çözüm odaklı hareket eden bir büroyla çalışmak her zaman daha avantajlı olacaktır.</p>
<h2><strong>3. Referanslar ve Müşteri Memnuniyeti</strong></h2>
<p>Avukatlık bürosu seçerken, daha önce o bürodan hizmet almış kişilerin yorumlarını ve referanslarını incelemek önemlidir. İnternet üzerindeki yorumlar, büroyla çalışan kişilerin deneyimlerini öğrenmek açısından faydalı olabilir. Ayrıca, doğrudan referans alarak daha önce hizmet almış kişilere danışabilir ve onların tecrübelerine dayanarak karar verebilirsiniz ki en faydalı yol kesinlikle bu olacaktır. Müşteri memnuniyeti yüksek olan bir avukatlık bürosu, genellikle işini titizlikle yapan ve müvekkillerinin haklarını en iyi şekilde koruyan bir yapıya sahiptir.</p>
<h2><strong>4. Şeffaflık ve Ücretlendirme Politikası</strong></h2>
<p>Hukuki hizmetlerde ücretlendirme, müvekkiller için en önemli soruların başında gelir. Avukatlık bürosunun şeffaf bir ücret politikası izlemesi, süreç içerisinde beklenmedik maliyetlerle karşılaşmanızı önler. Hizmet almayı düşündüğünüz avukatlık bürosundan, dava süreci boyunca oluşabilecek tüm maliyetler hakkında detaylı bilgi almalı ve ayrıca avukatlık ücreti açısından da ücretlendirme konusunda net bir sözleşme yapmalısınız. Ücretlerin anlaşılır ve makul olması, güvenilir bir büro seçimi açısından önemli bir kriterdir.</p>
<h2><strong>5. İletişim ve Ulaşılabilirlik</strong></h2>
<p>Avukatınızla kuracağınız iletişim, hukuki sürecin başarılı bir şekilde yürütülmesini sağlar. Seçtiğiniz avukatlık bürosunun ulaşılabilir olması, sorularınıza hızlı ve net cevaplar vermesi büyük bir avantajdır. Hukuki süreçler zaman zaman stresli olabilir ve müvekkiller bu süreçlerde avukatlarıyla düzenli olarak iletişim kurmak isteyebilir. İletişim konusunda açık ve duyarlı olan bir büro, sizi her aşamada bilgilendirerek hukuki süreci daha sağlıklı yürütmenize yardımcı olur.</p>
<p>Avukatlık bürosu seçimi, haklarınızı en iyi şekilde koruyabilmek için dikkat edilmesi gereken kritik bir süreçtir. Uzmanlık alanı, güvenilirlik, müvekkil memnuniyeti, şeffaf ücretlendirme politikası ve etkili iletişim gibi faktörler, doğru kararı vermenizde önemli rol oynamalıdır. Bu kriterleri göz önünde bulundurarak seçeceğiniz avukatlık bürosu, hukuki süreçlerinizde en iyi desteği almanızı sağlayacaktır. Unutmayın ki doğru avukatı seçmek, haklarınızı korumanın ve amacınıza ulaşmanın ilk ve en önemli adımıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Marka Tescili Nedir ve Markanın Tescil Edilebilmesi İçin Aranan Şartlar Nelerdir?</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/marka-tescili-nedir-markanin-tescil-edilebilesi-icin-aranan-sartlar-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2025 11:00:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3581</guid>

					<description><![CDATA[Günümüz rekabetçi iş dünyasında bir markanın ayırt edici olması ve korunması büyük önem taşır. Marka tescili, bir işletmenin sunduğu mal veya hizmetleri diğerlerinden ayırt etmeye yarayan işaretin hukuki olarak korunmasını sağlayan resmi bir işlemdir. Tescil edilen marka, sahibine yasal haklar sağlar ve üçüncü şahısların izinsiz kullanımına karşı korunmasını temin eder. Bu yazıda marka tescilinin ne [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüz rekabetçi iş dünyasında bir markanın ayırt edici olması ve korunması büyük önem taşır. Marka tescili, bir işletmenin sunduğu mal veya hizmetleri diğerlerinden ayırt etmeye yarayan işaretin hukuki olarak korunmasını sağlayan resmi bir işlemdir. Tescil edilen marka, sahibine yasal haklar sağlar ve üçüncü şahısların izinsiz kullanımına karşı korunmasını temin eder. Bu yazıda marka tescilinin ne olduğu, sağladığı avantajlar ve tescil edilebilmesi için aranan şartlar detaylı bir şekilde ele alınacaktır.</p>
<h2><strong>Marka Tescili Nedir?</strong></h2>
<p>Marka tescili, bir markanın belirli bir süre boyunca yasal olarak korunmasını sağlayan bir işlemdir. Markalar; harfler, sayılar, kelimeler, şekiller, renkler, logolar veya bunların çeşitli kombinasyonları ile oluşturulabilir. Marka tescili sayesinde, marka sahibi söz konusu işaretin münhasır kullanım hakkını elde eder ve yetkisiz kullanım durumunda hukuki yollarla hakkını arayabilir.</p>
<p>Marka tescili Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından yürütülmektedir. Tescil edilen markalar, 10 yıl boyunca korunur ve süresi dolmadan önce (altı ay önceden yenileme başvurusu yapılarak) yenilenerek süresiz olarak korunmaya devam edilebilir.</p>
<h2><strong>Marka Tescilinin Avantajları Nelerdir?</strong></h2>
<ul>
<li><strong>Hukuki Koruma Sağlar:</strong> Marka tescili, markanızın üçüncü kişiler tarafından izinsiz kullanılmasını engeller ve haksız rekabete karşı koruma sağlar.</li>
<li><strong>Ticari Değer Kazandırır:</strong> Tescilli bir marka, işletmenizin piyasa değerini artırır ve lisanslama, devretme gibi işlemlerle ekonomik kazanç elde etmenizi sağlar.</li>
<li><strong>Resmi Bir Hak Tanır:</strong> Tescilli bir marka, marka sahibine yasal haklar sunarak olası ihlaller karşısında hukuki yollara başvurma imkânı verir.</li>
<li><strong>Müşteri Güveni Sağlar:</strong> Tescilli markalar, tüketiciler nezdinde güven oluşturur ve marka sadakati kazanmaya yardımcı olur.</li>
</ul>
<h2><strong>Markanın Tescil Edilebilmesi İçin Aranan Şartlar</strong></h2>
<p>Her marka tescil edilemez. Bir markanın tescil edilebilmesi için bazı kriterlere uygun olması gerekmektedir. İşte bu şartlar:</p>
<h3><strong>Ayırt Edici Olma Şartı</strong></h3>
<p>Markanın, diğer ürün veya hizmetlerden ayırt edici bir özelliğe sahip olması gerekmektedir. Genel ve jenerik terimler marka olarak tescil edilemez. Örneğin, &#8220;Su&#8221; kelimesi su satışı yapan bir işletme için marka olarak tescil edilemez.</p>
<h3><strong>Hukuka ve Ahlaka Aykırı Olmama Şartı</strong></h3>
<p>Marka, kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı ifadeler içermemelidir. Toplumu rahatsız edici, hakaret içeren veya yasa dışı faaliyetleri çağrıştıran kelimeler marka olarak tescil edilemez.</p>
<h3><strong>Tanımlayıcı Olmama Şartı</strong></h3>
<p>Markanın, ilgili mal veya hizmetin doğrudan tanımlayıcısı olmaması gerekir. Örneğin, &#8220;Lezzetli Dondurma&#8221; ifadesi bir dondurma markası olarak tescil edilemez çünkü dondurmayı doğrudan tanımlayan bir ibaredir.</p>
<h3><strong>Önceden Tescil Edilmemiş Olma Şartı</strong></h3>
<p>Bir marka, daha önce başka biri tarafından tescil edilmişse, aynı veya benzer bir markanın yeniden tescili mümkün değildir. Bu nedenle, başvuru öncesinde marka araştırması yapılmalı ve benzer veya aynı markaların olup olmadığı kontrol edilmelidir.</p>
<h3><strong>Kamu Kurum ve Kuruluş Adlarına Benzememe Şartı</strong></h3>
<p>Marka, devlet kurumlarının adları, bayraklar, dini semboller veya resmi nişanlara benzeyemez. Örneğin, &#8220;T.C. Resmi Gazete&#8221; ifadesi marka olarak tescil edilemez.</p>
<h3><strong>Marka Tescil Süreci</strong></h3>
<ol>
<li><strong>Ön Araştırma:</strong> Tescil başvurusu öncesinde marka sorgulaması yapılmalı ve benzer ya da aynı markaların varlığı kontrol edilmelidir.</li>
<li><strong>Başvuru:</strong> Türk Patent ve Marka Kurumu&#8217;na online veya fiziki olarak başvuru yapılır.</li>
<li><strong>İnceleme:</strong> Yetkili kurum başvuruyu şekli ve hukuki olarak inceler.</li>
<li><strong>İlan ve İtiraz Süreci:</strong> Başvurunun kabul edilmesi durumunda, marka Resmi Marka Bülteni&#8217;nde ilan edilir ve üçüncü kişilerin itiraz etme hakkı vardır.</li>
<li><strong>Tescil ve Belge Verilmesi:</strong> İtiraz olmaması veya yapılan itirazın reddedilmesi halinde marka tescil edilerek marka sahibine belgesi teslim edilir.</li>
</ol>
<p><strong> </strong>Marka tescili, işletmelerin veya kişilerin marka haklarını koruma altına alarak yasal güvence sağlar. Markanızın korunması ve gelecekte olası hak kayıplarının önlenmesi için marka tescili sürecini ve tescil sonrası süreci doğru bir şekilde yürütmek büyük önem taşır. Markanızın tescili ve korunması konusunda uzman desteği almak, sürecin daha hızlı ve sorunsuz ilerlemesini sağlayacaktır. Bu hususta hukuki danışmanlık hizmeti almak için bize ulaşabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hukuk ve Danışmanlık Hizmetlerinin İşletmelere Katkıları</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/hukuk-ve-danismanlik-hizmetlerinin-isletmelere-katkilari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 18:38:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3520</guid>

					<description><![CDATA[Modern iş dünyası, hızla değişen yasal mevzuatlar, karmaşık sözleşme yapıları ve rekabet çevresi ile işletmeler üzerinde büyük bir baskı oluşturmaktadır. Bu ortamda, profesyonel hukuk ve danışmanlık hizmetleri, şirketlerin yasal ve ticari zorluklarla başa çıkabilmesi için kritik bir rol oynar. Bu makalede, hukuk ve danışmanlık hizmetlerinin şirketlere olan çeşitli katkıları üzerinde durulacak ve hukuk büromuz olarak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Modern iş dünyası, hızla değişen yasal mevzuatlar, karmaşık sözleşme yapıları ve rekabet çevresi ile işletmeler üzerinde büyük bir baskı oluşturmaktadır. Bu ortamda, profesyonel hukuk ve danışmanlık hizmetleri, şirketlerin yasal ve ticari zorluklarla başa çıkabilmesi için kritik bir rol oynar. Bu makalede, hukuk ve danışmanlık hizmetlerinin şirketlere olan çeşitli katkıları üzerinde durulacak ve hukuk büromuz olarak bu alandaki hizmetlerin fiili olarak önemine dikkat çekilecektir.</p>
<ol>
<li>
<h2><strong> Hukuki Risklerin Azaltılması</strong></h2>
</li>
</ol>
<p>Hukuk ve danışmanlık hizmetleri, işletmelerin faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek hukuki riskleri önceden belirlemelerine yardımcı olur. Şirketler, ticari sözleşme yapılarından çalışan haklarına kadar birçok alanda karmaşık yasal düzenlemelere tabidir. Profesyonel bir hukuk bürosu, potansiyel riskleri analiz ederek şirketin uyum süreçlerini geliştirir ve muhtemel ihtilafların önünü keser. Örneğin, iş sözleşmesi veya ticari bir sözleşme hazırlarken hukuki bir hatanın önlenmesi, gelecekte ortaya çıkabilecek büyük zararların önüne geçebilir.</p>
<ol start="2">
<li>
<h2><strong> Sözleşme Hazırlık ve Yönetimi</strong></h2>
</li>
</ol>
<p>Ticari faaliyetlerin çekirdeğini oluşturan sözleşme yönetimi, uzmanlık gerektiren bir alandır. Yanlış veya eksik hazırlanmış bir sözleşme, şirketlerin büyük mali kayıplar yaşamasına neden olabilir. Hukuk büromuz, müvekkillerine özel, hukuka uygun ve şirket çıkarlarını koruyan sözleşme taslakları hazırlamakta ve ayrıca, mevcut sözleşmelere yönelik revizyonlar yaparak şirketlerin karşı taraf ile yaşayabileceği muhtemel anlaşmazlıkları en aza indirmektedir.</p>
<ol start="3">
<li>
<h2><strong> Dava Yönetimi ve Hukuki Temsil</strong></h2>
</li>
</ol>
<p>Bir ihtilafın dava şeklinde çözülmesi gerektiğinde, işletmeler için zaman, maliyet ve itibar kaybı yaşama riski bulunur. Hukuk büromuz , müvekkillerinin davalarını baştan sona titizlikle yöneterek  en lehe sonucu elde etmek için stratejiler geliştirmektedir. Şirketlerin yargı nezdinde etkili bir şekilde temsil edilmesi, hem hukuki hem de ticari anlamda büyük bir fark yaratmaktadır.</p>
<ol start="4">
<li>
<h2><strong> Mevzuata Uyum ve Danışmanlık</strong></h2>
</li>
</ol>
<p>Şirketlerin, faaliyetlerini yürütürken mevzuata uygun hareket etmesi zorunludur. Özellikle, iş hukuku, vergi hukuku, rekabet hukuku gibi alanlarda yapılan hata veya eksiklikler ciddi yaptırımlara neden olabilir. Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz sayesinde, şirketlere mevzuatla uyumlu işletme politikaları oluşturmalarında rehberlik etmekteyiz. Bu hizmet, olası cezaların önüne geçerken, şirketlerin pazar içinde güvenilirliğini de artırır.</p>
<ol start="5">
<li>
<h2><strong> İtibar Yönetimi</strong></h2>
</li>
</ol>
<p>Şirketlerin itibarı, uzun vadeli başarılarının anahtarlarından biridir. Hukuki bir kriz yaşandığında, profesyonel danışmanlık hizmetleri, şirketin kamuoyu önündeki imajını korumak için önemli bir rol oynar. İhtilaf yönetimi, basınla iletişim ve kriz planlaması gibi konularda verdiğimiz destekle, müvekkillerimizin sadece yasal değil, aynı zamanda itibarî risklerini de minimize etmelerine yardımcı oluyoruz.</p>
<h2><strong>Hizmetlerimizin Önemi</strong></h2>
<p>Hukuk büromuz, müvekkillerimizin sadece hukuki problemlerini çözmekle kalmayıp, işletmelerine uzun vadeli stratejik katkılar sağlamaktır. Bu doğrultuda sunduğumuz hizmetlerden bazıları şunlardır:</p>
<ul>
<li>Özel ve ticari sözleşme hazırlama,</li>
<li>Dava yönetimi ve temsili,</li>
<li>İş hukuku ve ticaret hukuku alanlarında uzman danışmanlık</li>
<li>Hukuki kriz yönetimi ve itibar koruma</li>
<li>Mevzuata uyum denetimleri</li>
</ul>
<p>İşletmeler için doğru hukuk ve danışmanlık hizmetleri, sadece yasal sorunları çözmekle kalmaz, aynı zamanda şirketin büyüme ve rekabet stratejilerini destekleyen bir aracı görevini görür.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıdem Tazminatı Nedir?</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/kidem-tazminati-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 14:57:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3434</guid>

					<description><![CDATA[Kıdem tazminatı,  iş sözleşmesi 1475 sayılı iş kanunun 14. maddesinde öngörülen koşul ve nedenlerle sona eren işçiye veya onun ölümü halinde mirasçılarına yapılan bir tazminat ödemesidir. Bu tazminat, İş Kanunu çerçevesinde işçilerin haklarını korumak ve çalışanların ekonomik güvencesini sağlamak amacıyla tanımlanmıştır. Kıdem tazminatı, genellikle işçinin çalışma süresi boyunca işverene sağladığı faydanın ve sadakatin karşılığı olarak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kıdem tazminatı,  iş sözleşmesi 1475 sayılı iş kanunun 14. maddesinde öngörülen koşul ve nedenlerle sona eren işçiye veya onun ölümü halinde mirasçılarına yapılan bir tazminat ödemesidir. Bu tazminat, İş Kanunu çerçevesinde işçilerin haklarını korumak ve çalışanların ekonomik güvencesini sağlamak amacıyla tanımlanmıştır. Kıdem tazminatı, genellikle işçinin çalışma süresi boyunca işverene sağladığı faydanın ve sadakatin karşılığı olarak değerlendirilir ve işçinin kanunda sayılı nedenlerle işten ayrılması durumunda ödenir.</p>
<h2><strong>Kıdem Tazminatı Hakkı Kazanmak İçin Gerekli Şartlar</strong></h2>
<p>Kıdem tazminatı hakkı kazanabilmek için çeşitli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu şartlar şu şekilde sıralanabilir:</p>
<ol>
<li><strong>En Az Bir Yıllık Kıdem:</strong> İşçinin, aynı işverenin yanında kesintisiz olarak en az bir yıl çalışmış olması gerekmektedir.</li>
<li><strong>Haklı Fesih Durumu:</strong> İşçi, kendi isteği ile işten ayrılıyorsa, haklı fesih nedenlerine dayanması gerekir (4857 Sayılı kanun madde 24’de sayılı nedenlerle). Haklı fesih nedenleri arasında örneğin ücretlerin ödenmemesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ihlal edilmesi gibi durumlar yer alır.</li>
<li><strong>Emeklilik veya Askerlik Durumu:</strong> Emeklilik hakkını kazanma veya askerlik görevi nedeniyle işten ayrılan işçiler de kıdem tazminatı hakkına sahiptir.</li>
<li><strong>Evlilik Nedeniyle Ayrılma:</strong> Kadın işçiler, evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle bu nedene dayanarak işten ayrılırlarsa kıdem tazminatı talep edebilirler.</li>
<li><strong>Haksız veya Geçerli Fesih Durumu:</strong> İşverenin, işçiyi haksız yere işten çıkarması veya geçerli sebeple işten çıkartması durumunda da kıdem tazminatı hakkı doğar.</li>
</ol>
<h2><strong>Kıdem Tazminatı Hesaplama Yöntemleri</strong></h2>
<p>Kıdem tazminatı, işçinin son giydirilmiş brüt ücreti baz alınarak hesaplanır. Aşağıda, hesaplama işlemi adım adım açıklanmıştır:</p>
<ol>
<li><strong>Son Giydirilmiş Brüt Ücretin Belirlenmesi:</strong> Kıdem tazminatı hesaplanırken işçinin son brüt ücreti esas alınır. Brüt ücret, net ücrete ek olarak primler, yol ve yemek ödemeleri gibi ödenekleri de kapsar.</li>
<li><strong>Kıdeme Bağlı Tazminat Miktarı:</strong> Her çalışma yılı için bir aylık brüt ücret kadar kıdem tazminatı ödenir.</li>
<li><strong>Tavan Tutarı:</strong> Kıdem tazminatı, yıllık belirlenen tavan tutarını aşamaz. Bu tavan miktarı her yıl devlet tarafından belirlenir ve duyurulur. 2025 yılının ilk altı ayı için bu tutar 46.655,43TL’dir. Yani bir işçi 100.000 TL ücret alsa dahi bir yıllık kıdemine karşılık 46.655,43 TL kıdem tazminatına hak kazanabilir.</li>
</ol>
<p>Örnek: Bir işçinin son giydirilmiş brüt ücreti 40.000 TL ve şu ana kadar 10 yıl 6 ay süre ile çalışmışsa, toplam kıdem tazminatı 420.000 TL olur (40.000 TL x 10 x 6/12).</p>
<p><u><a href="https://orhunturkoglu.av.tr/kidem-tazminati-hesaplama-robotu/" data-wpel-link="internal">Kıdem Tazminatı Hesaplama Robotu</a>muza ulaşmak için tıklayınız.</u></p>
<h2><strong>Kıdem Tazminatı ve İşçinin Haklarını Koruma Yöntemleri</strong></h2>
<p>Kıdem tazminatı, işçinin en temel haklarından biridir ve bu hakkın korunması için şu adımlar atılabilir:</p>
<ol>
<li><strong>İşten Ayrılış Sürecinin Gözden Geçirilmesi:</strong> İş akdinin feshedilmesi durumunda, çalışma süreci ve ayrılma şartları dikkatlice incelenmelidir, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanıyor olması ihtimali yani işe iade davası imkanı dahil tüm hakları dikkatlice belirlenmelidir.</li>
<li><strong>Hukuki Danışmanlık Alınması:</strong> Bir İş Hukuku Uzmanı Avukattan destek almak, hakkınızı en iyi şekilde korumanızı sağlar. Hukuki bilgi eksikliğinden kaynaklanabilecek hak kayıplarını önler.</li>
<li><strong>Dava Açılması:</strong> Kıdem tazminatı ödenmediği durumlarda öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna müracaat edilmeli ve anlaşamama halinde yargı yoluna müracaat edilmelidir.</li>
<li><strong>Doküman ve Belgelerin Saklanması:</strong> Maaş bordroları, iş sözleşmesi ve çalışma belgeleriniz (çalışma nöbet çizelgeleri gibi) gibi dokümanları saklamanız, hak iddiasında bulunmanızı kolaylaştırır.</li>
</ol>
<p>Kıdem tazminatı, işçilerin emeklerinin karşılığını alabilmeleri ve ekonomik güvenceye sahip olabilmeleri açısından kritik bir öneme sahiptir. Hukuki haklarınızın korunması için profesyonel hukuki yardım almak, doğru bilgilere ulaşmak ve yasal süreçleri titizlikle takip etmek çok önemlidir. Hukuk Büromuz , kıdem tazminatı ve İş Hukuku ile ilgili her türlü sorunuz ve ihtiyacınız için yardımcı olmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şirketler Hukuku ve Yasal Yükümlülüklerinizi Anlama</title>
		<link>https://orhunturkoglu.av.tr/sirketler-hukuku-ve-yasal-yukumluluklerinizi-anlama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhun Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2025 09:13:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makalelerim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://orhunturkoglu.av.tr/?p=3410</guid>

					<description><![CDATA[Şirketler hukuku, bir şirketin kurulmasından faaliyetlerinin sonlanmasına kadar olan tüm yasal süreçleri düzenleyen önemli ve etkin bir hukuk dalıdır. Şirket sahipleri ve yöneticileri için bu alandaki yasal gereklilikleri anlamak, hukuki riskleri azaltmak ,  şirketin sürekliliğini sağlamak açısından çok önemlidir. Bu yazıda, şirketler hukukunun temel unsurları ve yasal yükümlülükler hakkında genel bilgiler sunuyoruz. Şirketler Hukukunun Kapsamı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şirketler hukuku, bir şirketin kurulmasından faaliyetlerinin sonlanmasına kadar olan tüm yasal süreçleri düzenleyen önemli ve etkin bir hukuk dalıdır. Şirket sahipleri ve yöneticileri için bu alandaki yasal gereklilikleri anlamak, hukuki riskleri azaltmak ,  şirketin sürekliliğini sağlamak açısından çok önemlidir. Bu yazıda, şirketler hukukunun temel unsurları ve yasal yükümlülükler hakkında genel bilgiler sunuyoruz.</p>
<h2>Şirketler Hukukunun Kapsamı</h2>
<p>Şirketler hukuku, aşağıdaki ana konuları kapsar:</p>
<ol>
<li>
<h3><strong>Şirket Kuruluşu:</strong></h3>
<ul>
<li>Şirket türünün (anonim, limited, kooperatif vb.) ve yapısının belirlenmesi.</li>
<li>Ana sözleşmenin hazırlanması.</li>
<li>Ticaret siciline kayıt işlemleri.</li>
</ul>
</li>
<li>
<h3><strong>Yönetim ve Organizasyon:</strong></h3>
<ul>
<li>Ortakların ve hissedarların hakları.</li>
<li>Yönetim kurulu ve yöneticilerin atanması.</li>
</ul>
</li>
<li>
<h3><strong>Mali Yükümlülükler:</strong></h3>
<ul>
<li>Vergi beyannameleri ve muhasebe kayıtları.</li>
<li>Sermaye taahhütlerinin yerine getirilmesi.</li>
</ul>
</li>
<li>
<h3><strong>Ticari Faaliyetler:</strong></h3>
<ul>
<li>Sözleşmeler ve ticari işlemler.</li>
<li>Rekabet hukuku ve tüketici haklarına uyum.</li>
</ul>
</li>
<li>
<h3><strong>Fesih ve Tasfiye:</strong></h3>
<ul>
<li>Şirketin kapanışı ve tasfiye edilmesi.</li>
</ul>
</li>
</ol>
<h2>Yasal Yükümlülükler ve Uyulması Gereken Kurallar</h2>
<p>Şirketlerin faaliyet gösterdiği ülkenin yasal mevzuatına uyum sağlaması şarttır. Genel anlamda dikkat edilmesi gereken başlıca yasal yükümlülükler şunlardır:</p>
<ol>
<li>
<h3><strong>Vergi ve Muhasebe Yükümlülükleri:</strong></h3>
<ul>
<li>Gelir, kurumlar ve KDV beyannamelerinin zamanında verilmesi.</li>
<li>Vergi usul kanunlarına uyum.</li>
</ul>
</li>
<li>
<h3><strong>Çalışan Hakları ve SGK Yükümlülükleri:</strong></h3>
<ul>
<li>İş hukuku mevzuatına uygun hareket edilmesi.</li>
<li>Sosyal güvenlik hukukuna uygun şekilde faaliyet yürütülmesi.</li>
</ul>
</li>
<li>
<h3><strong>Ticari Sicil ve Belgeler:</strong></h3>
<ul>
<li>Ticari belgelerin kanuna uygun şekilde saklanması.</li>
<li>Genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının mevzuata uygun gerçekleştirilmesi.</li>
</ul>
</li>
<li>
<h3><strong>Uyum ve Denetim:</strong></h3>
<ul>
<li>Faaliyet gösterilen sektöre özgü yasalara uyum.</li>
<li>Denetimlere hazırlıklı olunması.</li>
</ul>
</li>
</ol>
<h2>Hukuki Riskleri Azaltmak İçin Çözümler</h2>
<ul>
<li><strong>Profesyonel Danışmanlık Alın:</strong> Uzman bir hukuk bürosundan destek almak, yasal uyum ve risk yönetiminde kritik önem taşır.</li>
<li><strong>Yasal Değişiklikleri Takip Edin:</strong> Mevzuattaki güncellemeleri uzman eşliğinde takip ederek şirketinizi her zaman avantajlı hale getirin.</li>
<li><strong>Eğitim Programları Uygulayın:</strong> Yönetici ve çalışanlara yasal yükümlülükler konusunda bilgilendirici eğitimler sunun.</li>
</ul>
<p>Şirketler hukuku ve yasal yükümlülükler, bir şirketin başarılı bir şekilde yönetilmesi ve sürekliliğinin sağlanması için vazgeçilmezdir. Doğru bilgi ve uzman desteği ile hukuki risklerinizi azaltabilir, şirketinizi daha güçlü bir hale getirebilirsiniz. Hukuki sorunlarınız için bizimle iletişime geçebilir, uzman ekibimizden destek alabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
