İş Hukuku

Av. Orhun Türkoğlu

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda İş Kazası ; iş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen özre uğratan olay olarak tanımlanmıştır.

Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için;

  • Öncelikle işçinin işçi-işveren ilişkisi dahilinde çalışıyor olması gerekir,
  • Olayın işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde meydana gelmiş olması gerekir,
  • Olayın işveren tarafından yürütülmekte olan iş sebebiyle meydana gelmiş olması gerekir,
  • Olay sebebiyle işçinin bedenen veya ruhen özre (zarara) uğramış olması gerekir,
  • Olay ile işçi nezdinde meydana gelen zarar arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunması gerekir,

Münferit bir olayın iş kazası kapsamında değerlendirilebilmesi için yukarıda izah edilen unsurların tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Meslek Hastalığı; İşçinin çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları nedeniyle uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük durumudur.

Uluslararası çalışma teşkilatı verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 2.200.000 insan iş ile bağlantılı kaza ve hastalıklar nedeniyle ölmekte, 160.000.000 insan iş ile bağlantılı hastalıklara yakalanmaktadır. Ülkemizde SGK verilerine göre her yıl yaklaşık 77.000 vatandaşımız iş kazası geçirmekte, 500 vatandaşımız meslek hastalığına yakalanmaktadır. Bu veriler durumun vahametini gözler önüne sermektedir.

İş Kazası sonucu zarara uğrayan işçiye SGK tarafından geçici veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmaktadır, işçinin ölümü halinde ise geride kalan hak sahiplerine yasada belirtilen koşullarda gelir bağlanabilir. SGK’nın yaptığı yardım ve ödenekler manevi zararları kapsamaz ayrıca maddi olarak da işçinin uğradığı gerçek zararı karşılamaktan uzaktır. Bu nedenle işçinin gerçek zararının karşılanması için hukuki yollara müracaat etmesi ve konusunda uzman bir avukattan yardım istemesi hak kaybı yaşanmaması adına önemlidir