You are currently viewing FİKRİ  HAKLARIN KORUNMASI – HIZLI VE ETKİN DAVA TÜRLERİ – TELİF TAZMİNATI

FİKRİ HAKLARIN KORUNMASI – HIZLI VE ETKİN DAVA TÜRLERİ – TELİF TAZMİNATI

Fikri mülkiyet hakları; fikri haklar ve sınai haklar olmak üzere maddi nitelikte olmayan iki hak grubundan oluşmaktadır. Fikri hakların tarihi çok eski olmasına karşın sınai haklar sanayi devrimi ile birlikte ortaya çıkan daha yeni sayılabilecek haklardandır. Fikri Haklar maddi ve manevi haklar olmak üzere ikiye ayrılır; Maddi haklar, üzerinde tasarruf edilebilir haklar olup manevi haklar eser sahibinin şahsına münhasır haklardandır ve tasarruf söz konusu olamaz , örneğin maddi haklar haczedilebilirken manevi haklar üzerinde haciz tatbik edilmesi mümkün değildir. Fikri hakların ihlali halinde diğer haklarda olduğu gibi duruma göre sözleşmeye aykırılık, haksız fiil hükümleri uygulanabilir olup bunun yanında özel düzenleme olan FSEK olaya uygun düşmesi halinde öncelikli olarak uygulanır. Fikri hakların korunmasına ilişkin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu özel düzenlemeler getirmiş olup, ihlal halinde özel düzenleme olan FSEK’in uygulama alanı ise öncelikle FSEK uygulanacaktır. Haksız fiil sebebi ile mali hakları ihlal edilen kimse için hukuksal koruma yolları iki ana başlıkta toplanabilir bunlar kusur ve zarar gerektirmeyen davalar ile kusur ve zarar koşulu bulunan davalardır. Kusur ve zarar koşulu gerektirmeyen davaların fikri haklar konusunda özellikle düzenlenmesinin sebebi fikri hak sahibinin etkin ve hızlı bir şekilde hakkının korunmasını sağlamaya çalışmaktır. Bu davalar ;

1-Tecavüzün ref’i (Saldırının Durdurulması)
2-Tecavüzün men’i (Saldırının Önlenmesi)

1-Saldırının Durdurulması Davasında amaç mevcut ve devam eden tecavüzün durdurulması , devam etmesinin engellenmesidir. Zararın tazmini değil saldırının bir an evvel durdurularak zararın büyümesinin önüne geçmek amaçlanır. Örneğin TV’de yayınlama hakkı bir başkasına ait olan ve bölümler halinde rıza hilafına yayınlanan TV dizisinin yayınlanmaya devam etmesinin engellenmesi , yayının durdurulması bu davanın konusudur, yayın sebebi ile uğranılan zararın tazmini bu davanın değil tazminat davasının konusu olacaktır. Yayınlayanın kusurunun yahut eser sahibinin zararının bulunup bulunmaması önemli değildir, bu dava ile saldırının devamını engelleme gayesi güdülür. FSEK 66. Maddede düzenlenmiştir ; “Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref’ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref’i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref’i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir” . Maddede belirtildiği gibi mahkeme saldırının durdurulması için gerekli tedbirleri alabilecektir, olayın niteliğine göre tedbirin kapsamı hakim tarafından belirlenecektir. Diğer taraftan bu davada kusur şartı aranmadığından saldırıda bulunanın haklı olması halinde uğrayabileceği zararı da teminat mukabilinden yine hakim takdir ederek kararında belirtecektir. Bu dava ile birlikte ayrıca Telif Tazminatı adı altında tecavüz edenden tazminat talep edilmesi de söz konusudur. Hak sahibi tecavüz edenden sözleşme yapılmış olsaydı ödenecek bedelin üç katına kadar tazminat isteme hakkına sahiptir. Örneğin bin adet izinsiz baskı yapılarak satılan veya satılmayan bir kitabın hak sahibi, bin kitabın yayımı için sözleşme ile alacağı rayiç bedelin üç katı tazminat tutarına izinsiz olarak çoğaltıp satan kişi aleyhine hükmedilmesini talep edebilir, yani telif ücretinin üç katı tutarında tazminata hükmedilebilir, burada da yine zarar koşulu aranmaz.

Mali hakların ihlali durumunda durdurma davasında hak sahibi kopyaların ;

Satışa çıkmaması halinde çoğaltılmış kopyaların, çoğaltma araçlarının yok edilmesi veya bunların maliyet bedelini aşmamak kaydı ile devredilmesi ya da sözleşme yapmış olsaydı talep edebileceği miktarın üç katına kadar bedel talep edebilir.

Satışa çıkartılması halinde ise failin elinde mevcut olan nüshaların bedeli karşılığında kendisine devredilmesini ya da fail ile sözleşme yapılmış olsaydı talep edebileceği telif alacağını üç katına kadar bedel ödenmesini talep edebilir.

2-Saldırının Önlenmesi Davasında amaç saldırı tehlikesini yok etmek, saldırı başlamadan tehlikeyi kaynağında kurutmaktır. Yine durdurma davasında olduğu gibi kusur ve zarar koşulu gerektirmemekte olup önemli olan bir saldırı tehdidinin varlığıdır. Örneğin bir tv dizisinin yayınlanacağına dair reklamların oynatılması halinde saldırı tehlikesi ortaya çıkar ve önleme davası gündeme gelir. Bu halde yine durdurma davasında olduğu gibi mahkeme özel ihtiyati tedbir niteliğinde karar verebilecek ve saldırı tehdidinin ortadan kaldırılması için halin icabına uygun tedbiri takdir edebilecektir .(Madde 69 – Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir. 66 ncı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının hükümleri burada da uygulanır.)

Bir cevap yazın